Gülşah 2

Aradan bir kaç hafta geçmesine karşılık bacanağım harp ile hiç surat yüze gelmemiştik. Aslında bende utandığımdan onu aramıyordum. Bir akşam kayınpeder hep birlikte bizi yemeğe çağrı ettiğinde bacanağım akşam gelip beni işten alacağını söyledi. Yaz iyice gelmiş havalar iyice ısınmıştı ve düğünümüze de az kalmıştı. Ben savaşa beni iş yerinden değil evden al bir duş alıp üzerimi değişeyim dedim. Oda kabul etti. Akşam saat 7 gibi bana geldi. Ben bir duş alıp üzerime rahat bir şeyler giyerek arabaya binip kayınpederlere doğru yola çıktık. Sessizliği bozan bacanak oldu.

– Bana kızdın mı ?

– Hayır kızmadım ama ani utandım bizi öle görünce dedim.

– Ne yapayım kendime mani olamadım. Biliyorsun Gülden belinden rahatsız bende onunla yatamadığımdan sizi izlemek istedim dedim.

– Peki öle olsun ama aramızda kalsın diyerek konuyu kapattım.

– Tabiki aramızda kalacak nede olsa sen benim bacanağım oluyorsun ve iyi bir insansın. Gülşah senden iyisini mi bulacak. Hem bende senin gibi nişanlı iken yatmıştım Güldenle diyince içim bir nebze olsun rahatlamıştı.

Kayınpederlerin evine vardığımızda aş masası aka balkona kurulmuş buz gibi rakılarda masalarda yerini almıştı. Havanın etkisi ile artık üzerine hafif şeyler giyilmişti. Gülşahın üzerinde bol bir etek ve üzerinde askılı bir bluzla karşılamış beni hafif dudak ve yanak jülide bir öpme ile içeriye aldı. Mutfaktan çıkan güldene gözüm takıldı birden. Üzerinde al bir tayt ve ak bir bluz vardı. Taytı o kadar dardı ki amının yarığı nerde ise içine girecekti. Hiç bu kadar am yarığı olan birini görmemiştim. Balkona geçerken harp güldenin kalçasına bir şaplak attı.

– Hayırdır ne bu hal böle dediğinde

– Ne yapayım hava fazla sıcak

– Yenge geçmiş olsun nasıl oldu belin dediğimde

– Saol iyileştim. Ama bu seferde annem hasta bu akşam burada kalacağım dedi.

Savaşın bütün neşesi kaçmış gibiydi. Zannediyorum oda güldenin bu halinden fazla etkilenmiş bu akşam güldenle iyi vakit geçireceğini umarken annesinin hastalığı ile bütün hayalleri suya düşmüştü. Yemekler yenildi rakılar içildi ve artık kalkma vakti gelince harp eve döneceğini yarın bir evrak götüreceğini ve evrakın evde kaldığını belirtti. Bir yandanda beni eve bırakacağını söyledi.Eve giderken yolda pek konuşmasak ta bu sefer suskunluğu ben bozdum.

– Hayırdır neşen kaçtı ne bu hal

– Ya görmedinmi Güldenin halini tamda azmışken nerde çıktı şimdi bu

– Boş ver yaa kafana takma dedim. Nasılsa tarla senin istediğin vakit sürersin.

Öle demesi basit ne yapalım bizde bu akşam bekar takılırız. Sen kendine bak sen hala bekarsın en azından ben yarın sevişirim ya sen. Düğüne kadar bekleyeceksin. Ama istersen yine sizi otomobil ile gezdiririm. dedi. Konu yine açılmıştı.

– Yok öle yağma zaten sen göreceğini gördün. Ama biliyormusun bende sizi izlemek isterdim.

– Ciddimisin dedi. Savaş

– Evet tabiki sebep olmasın sen bizi izledin ya benimde senden bir alacağım var. Sende bana güldeni izlet dedim

– Eğer gerçekten istiyorsan peki. öle olsun sende bizi izlersin bir gün

– Ne vakit peki.

-haftaya hep birlikte denize gideriz. İki günlüğüne dedi.

– Peki Gülşaha nasıl ruhsat alacağız kalmalı olarak.

– Merak etme ben ve ablası başında olursak size ruhsat verirler dedi.

– Tamam o vakit dedim. Haftaya da ben göreceğim sizi bakalım siz ne yapacaksınız.

Eve vardığımızda epey geç olmuştu. Savaşa kal bu akşam bende dedim ama eve gideceğini söyledi. Bende eve çıkarak üzerime bir şort alıp balkonda bir bira içerek kendimi yatağa attım. Ama uyumak ne olası Güldenin o taylı hali hiç gözümün önünden gitmiyordu. İlk kere evli bir bayanı düş ederek sikimi dışarı çıkarıp, sanki güldeni ben sikecekmişim gibi onun hayaline bütün döllerimi akıttım.devamı gelecek