Ben Annem Ve Kapicinin Cocuklari 1

Ben Annem ve Kapıcının Çocukları 1


Canım anneciğim tekrar nefis bir kahvaltı hazırlamış. Nasılda düşünürmüş oğlunu. Haksızda sayılmaz bu kadar yıldan sonra yarağa doyuyor tabi sikicisini bakacak. Boş kaldığı her an yemeklerin en güzelini hazırlıyor. Ellerinle besliyor beni. Çayı koyup yanıma geldi eteğini beline toplayıp kucağıma aksi olarak oturdu,




dudaklarıma bir öpücük kondururken tabakta getirdiği omletten ikram etmeye başladı. Tekrar sertleşmeye başladım, şortumun kenarından çıkarıp amcığa dayadım ve oturmasını sağladım. Tamamı içine girince kendini kasıp beni hapsetti. Oynama bırak orda dursun dedi. Omleti birbirimizin ağzından yemeğe başladık.




Çayı da iri bir yudum ağzına alıyor ve dudaklarıma yapışıp yarısını benim ağzıma aktarıyordu. Ağır ağır onu kaldırıp oturtarak içinde devinim etmeye başladım, oda iyice sulanmıştı. Suları yarağımın etrafından süzülüp bacaklarıma damlıyordu ki sokak kapısı çalınmaya başladı. Allah kahretsin kim bu sabah sabah ya diye söylenmeye başladım. Aldırmayalım çalar çalar gider dedi.




Aldırmadık ama kapıdakinin gitmeye niyeti yoktu. Mecburen annemi kucağımdan kaldırdım üzerime eşofman giyip kapıya gittim. Kapıcımızın kızı Hacer duruyordu karşımda. Sanki uykudan uyanmış gibi esneyerek ne var Hacer sabah sabah böyle ısrarla çalıp bizi uyandırdın dedim. Kusura bakma Erol Amca sizinle biraz konuşmak istiyordum rahatsız ettiysem özür dilerim diğer vakit geleyim dedi.




Peki, 1 saat sonra gel bir kahvaltı edeyim deyip kapıyı kapattım. Mutfağa geçip anneme anlattım, kim bilir ne isteyecek dedi. Sandalyeye celse onu kendime doğru çektim ve eteğini kaldırıp amcığa doğru uzandım. Mis gibi kokuyor, suları dudaklarının kenarlarından süzülüyordu, dilimi uzatıp onları yalamaya başladım.




Bir ayağını sandalyenin kenarına kaldırıp amcığı daha iyi yalamamı sağladı. Oturduğum yerden kalkıp onu aksi çevirdim ve masaya dayayıp öne eğilmesi için bastırdım. Kahvaltılıkların çoğu devrilip bluzuna yüzüne bulaştı. Uzanıp sosis tabağından en uzun sosisi alıp biraz tükürükledim ve götüne sokmaya başladım, sonra ikinciyi ve üçüncüyü soktum. Hadi artık bak amcık ağlayacak neredeyse yerleştir şuna yarağını sik beni,




becer anneni, geçir amcığıma o loca yarağını diye bağırmaya başladı. Bende ikiletmeyerek bir anda köküne kadar soktum. Tamamen içine girince sosislerin dışarıda kalan kısımlarını da bastırıp götünün derinliklerine ittirdim. Her pompada onların içeriden yarrağıma sürtündüklerini hissediyordum. Bağıra bağıra annemin amına boşalmaya başladım. Oda boşaldı ve masanın üzerine yığılıp kaldı. Sonra toparlanıp banyoya gittik,




annem klozete oturup ıkınmaya başladı, bende eğilip içinden çıkan sosisleri seyretti. Birer duş alıp kahvaltımızı tamamladık ben salona geçtiğimde kapı çalındı, annem baktı seslendiğini duydum Erol bek sana Hacer gelmiş dedi, bende al içeri dedim, Hacer çekine çekine salona geldi. Hacer idadi son sınıfta okuyan, içine kapanık, başı yerden kalkmaya, apartmanda oturanların verdiği eskilerle gezen bir kızdı, Üstü başı hep dökük olduğundan bu güne kadar ona müşteri gözüyle hiç bakmamıştım.




Koltuğun kenarına oturup konuşmaya başladı. Biliyorsunuz idadi son sınıfta okuyorum. İkizim Halil’de öyle. Bu yıl idadi bitecek ama o kadar babam bizi dershaneye göndermiyor. Okuyup ne yapacaksınız diyor, beni evlendirip başlık parası alma, Halil’i de çalıştırıp kendi rahat etme derdinde. Fakat biz okuyup buradan kurtulmak istiyoruz. Acaba Nermin teyze bize Türkçe çalıştırabilir mi? Biz de ona ev işlerinde muavin oluruz dedi. Hacer ne diyeyim bilmem ki, annemle konuşmanız gerekir,




ben onun yerine size bir laf veremem dedim. Annemi çağırıp durumu ona anlattık. Biz size havadis, bilgi, salık veririz deyip Hacer’i gönderdi. Hacer gittikten donra ne dersin diye bana sordu, valla ebeveyn ne diyeyim sen bilirsin, iyilik yapmış olursun dedim. Dahili telefondan kapıcı dairesini arayıp Hacer’e gel dedi. Kapıyı açtığımda




Hacer’in yanında kardeşi Halil’i de gördüm. Daha evvel hiç dikkat etmemişim bu kadar yakışıklı bir oğlan görmemiştim hiç, kız olsam kati pas verirdim bu oğlana. Koşup annemin ellerinden öptüler teşekkür ettiler, sen ne vakit dersen biz o vakit geliriz, evdeki bütün işlerini yaparız dediler. Ben de çocuklar şayet arada fırsat bulursak bende matematikten biraz muavin olurum sizlere dedim. Ne kadar sevindiler anlatamam. Bakın bu iş fırsat buldukça olmaz oturun annemle saatleri tespit edin ve işi ağırbaşlı tutun dedim.




Çocuklar gittikten sonra annem ne o bakıyorum iyilik meleği kesildin dedi. Ya ebeveyn baksan oğlanın yakışıklılığına, hiç aklından geçmedi mi onu öpüp içine almak, şöyle müşteri gözüyle bakınca Hacer’de taş gibi bir kız ne sikilir ama değil mi dedim. Sen bizi rezil edeceksin. Bunlar çocuk ağızlarını sıkı tutmazlar başımız belaya girer dedi. Gülüştük geçtik.