Avukatım

Selam… Ben DHARMA. İstanbul`da kendime ait iş yerimde ticaretle iştigal etmekteyim. 42 yaşında esmer 1.80 boylarında ve atletik yapılı biriyim. Yaklaşık üç yıl önceydi. İşim gereği karşılıksız çıkan bri alıcı çekini işleme koyup öğrenim etmesi içinher vakit çalıştığım avukatın ofisine gidiyordum. ın iş yerine vardığımda ofisi kapalı ve tabelası sökülmüştü. Şaşırmıştım doğrusu. Belki taşındığını düşünerek derhal yan taraftaki bir ofisin kapısını çalarak sormak istediğimde… Tanrım içerde müthiş güzel bir bayan karşımdaydı. Sanırım bir kaç dakika onu syre dalmakla geçmiş hiç konuşmamış olmalıydım ki o enfes bayanın öksürüğüyle kendime geldim. Tabi derhal mevzuya girip yandaki avukatı sorduğumda o işi bırakıp savcılığa art döndü cevabıyla karşılaşıp ne yapacağımı düşünürken. Beyefendi muavin olabilirsem ben de dediğinde ani aka bir soluk aldım…

Uzatmayalım… İşi kendisine verdim ve sonraki zamanlarda avukatlığımı o yapmaya başladı. Sık sık ben onun ofisine o benim ofisime gelip gitmeye başlamıştık. Nihayet bir akşam yemeğine çağrı ettiğimde elbette cevabını aldığımda hayallerimin gerçek olacağını düşünmeye başladım. Gördüğüm ilk günden beri onu düşünüyor etkisinden kurtulamıyordum. O akşam için şık bir kıyafet giyip verdiği adresten onu aldım. İnanılmaz bir güzellikle karşımda yanımda arabamdaydı. Kesinlikle periler gibiydi.

Siyah mini etek, göğsüne kadar aleni düğmeli krem renkte ipek bluz ve kara ceket kıyafeti, hafif makyajı, kabarık kızıl saçlarıyla müthişti. Oldukça lüx bir balık restoran sonrasında Yeşilyurt`ta lüx bir otelin barında aparatifle devam ediyorduk. Yemekte ve barda içtiğimiz içkilerin de tesiriyle oldukça yakınlaşmıştık. Oturduğumuz ufacık masada bacakları bacağıma paha bir halde elleri avuçlarımdaydı.

İlerleyen saatlerde isterse bu gece bu otelde kalabileceğimizi söylediğimde.. ııhh… evim çok yakın bize gidelim teklifi karşısında tereddütsüz kabul etmiştim. Anahtarla kapıyı açtığımızda yalnız olduğumuz düşüncesindeydim ki… Sessiz ol kızkardeşim uyuyordur dediğinde kalbim fırlayacak gibi olmuştu. Yarı dublex evinin alt misli aleni bir mutfak ve salonla kaplıydı. Oldukça yalın ve lüx malzemelerle döşenmişti. Elime bir duble viski uzattıktan sonra üst kat merdiveninde kaybolmuştu. Yabancı bir evde tek başımaydım. Bir süre sonra merdivenden gelen ayak sesine başımı çevirdiğimde… Tanrım ! Bir ilahe gibi karşımdaydı. Lacivert saten şort ve sütyen olduğu halde doğruca yanıma gelip dudaklarıma yapışmıştı. Immm.. Banyodan yeni çıkmış olmasının kokusu parfüm kokusuna karışmıştı. Onun atağı karşısında oldukça sakin bir halde yanıt veriyordum. Yaklaşık beş dakika kadar ayakta öpüştükten sonra, alalece üstümdekileri çıkartıyordu. Önüme diz çökmüş bir halde boxer`ımı da çıkarır çıkartmaz avuçlarına aldığı erkekliğimi parmaklarıyla iyice okşadıktan sonra en üstüne öpücükler kondurarak yalamaya başlamıştı. Müthiş stili ile ruhumu ele geçirmeye çalışıyordu. Kadınlığını okşadığı parmaklarını ıslaklığıyla erkekliğime sürtüyor o kayganlıkla erkekliğimi daha sıkı emiyordu. Dudaklarının arasındaki erkekliğimi diliyle yalıyor, ucunu boğazına vurdurucasına değdirip çekiyor arada hafif dişlerini hissettiriyordu. Daha çok dayanamamış o şekilde ağzına boşalmıştım. Tüm menilerimi yutarcasına yudumluyor dudaklarının kenarındaki damlaları parmaklarıyla toplayıp yalıyordu… Evet doğrusu bu kadar beğeni ve uğraşın karşılığını vermeliydim. Saçlarından kavrayıp ayağa kaldırdım… Kulak memeleri, boynu, omuzları derken sıkıca avuçladığım ve o ana kadar dikleşmiş memeleri artık dudaklarımdaydı. Yaklaşık beş dakika meme uçları dudaklarımda kadınlığı avuçlarımda, parmaklarım içlerde gezinir bir halde aşağılara yönelmiştim. Vucudunun prüzsüz oluşu tenimizin müthiş uyumu daha da tahrik etmekteydi beni. Ama o da ben de ivecen değildik. Şimdi ben diz çökmüş bir halde kadınlığını yalıyordum… Immm.. Şeftalisinin suları yudum yudum boğazımdan kaymakta, kadınlığının içlerine uzattığım dört parmağım içlere girip çıkmakta aynı anda kadınlığının iç duvarlarını hafif dişlemekteydim. Beğeni suları sellere dönmeye başlamış bir şekilde hadi aşkım, hadi al beni dediğinde orgazm olmaya yakınlaştığını anlar anlamaz ordaki koltuğa yüzü koyun çevirerek ayakta içine girmiştim. Abartısız kalın ve uzunca erkekliğim beğeni sularının kayganlaştırdığı vajinada ileri art dans etmekteydi. İnce belinden sıkıca kendime çektiğim her vuruşla iniltileri çığlığa dönüşür hale gelmişti. O şekilde müthiş iniltilerle orgazmını yaşıyor ancak pozisyonu hiç değiştirmeden devam ediyordum…

İki kez orgazm olması aldığı beğeni ve hafif aşk sözcükleri sexi ve duygusal anlar yaşadığımızın göstergesiydi. Biraz ara verip viskilerimizi yudumlamaya devam ettiğimizde; şimdi koltukta kucağımdaydı. Yeni sertleşmeye başlayan erkekliğimi eliyle okşayıp iyice dikleştirdikten sonra kadınlığından içeri almış ellerini arkadan bacaklarıma tutunarak sıkı bir tempo vermişti kendine… Pek iri sayılmayacak göğüsleri dudaklarımın arasında belim her iki kaba etini kavramış halde dakikalarca yükselip inmeler… Sonuçta aynı orgazm… Müthiş beğeni aldığını, hiç bu şekilde yaşamadığını fısıldayarak… Oysa ben daha ilk başlardakiyle duruyordum… Bir kez boşalmıştım ama her birleştiğimiz hatıra doya doya yaşamıştım… Bunu hissetmiş olmalı ki… Şimdi bende diyerek önümde domalır pozisyona girmişti… Kesinlikle müthiş bir vucut enfes beğeni aldığım bir pozisyon… Daha beline dokunduğumda; aşkım hadi al beni ordan kesinlikle ilk kere sana sunuyorum bunu yapmalısın çünkü hak ediyorsun dediğinde… Asla aksi münasebet istemediğimi fısıldadım. Sex evet ama… İnsanca… Başını bana çevirdiğinde gözlerinin dolu dolu olduğunu farkettiğimde… Sen müthişsin diyerek ayağa kalktı. Usulca kucağıma oturduğunda… Kız kardeşim! Biz hep, beraber tek bir erkek fantazisi kurardık; ama bu memlekette bu çeşit bir ilşki yaşayamayacağımızın da farkındaydık… Şimdi sen! O şansı bize verebilirsin ve biz de seve seve seninle olabiliriz ki, doğal istersen dediğinde… Merdivenden gelen ayak seslerine ikinci kez yöneldiğimde!.. Kesinlikle ikinci bir periyi görmenin şakınlığını yaşıyordum. Çırılçıplak kumral uzun saçlı, hafif kabarık göğüslü, uzun bacaklı, masmavi gözlü,ince belli ressam tualinden çıkmışcasına… O halde sessizce gelip kucağımdaki ablasının ellerinden tutarak kaldırdı ve önüme diz çökerek erkekliğimi okşamaya başladı. Bu kesinlikle düş olmalıydı ama… Tamamıyla yaşıyordum…

Dudaklarının arasında kaybolan erkekliğim şimdi onun verdiği zevkle kafa kaldırmıştı. Koltuğun üstüne çıkarak kadınlığını ayakta dudaklarımın arasına uzatan ise… Bunu ilk kere yaşayacaklarını ve aramızda kalmasını istemeyecek kadar bana güvendiğinin ifadesiyle bir yandan kendi göğüslerini okşamaktaydı….

ve kardeşiyle birleştiğim saatler… Çılgıncaydı… Belki daha sonra devam edebilirim.. Görüşmek üzere…